Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’ta liderlerin siyasi sürece ilişkin son dönemdeki olumlu angajmanını memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Guterres, yayımlanan raporunda, “Liderlerin rapor döneminde düzenli şekilde bir araya gelmesi de cesaret vericidir.” ifadesine yer verdi.
Ekonomik ve Sosyal İş Birliğinin Önemi
Tarafların ekonomik ve sosyal alanlarda daha fazla denklik sağlama, iş birliğini genişletip derinleştirme yönündeki çabalarının sınırlı kaldığına işaret eden Guterres; ekonomik, sosyal, kültürel ve sportif bağların güçlendirilmesinin toplumlar arası temasları ve güveni artıracağını vurguladı. Genel Sekreter, bu adımların Kıbrıslı Türklerin izolasyonla ilgili uzun süredir dile getirdiği kaygıların giderilmesine katkı sağlayacağını ve barışçıl bir çözüm için katalizör olabileceğini belirtti.
BM politikasının değişmediğini ve Güvenlik Konseyi kararlarının titizlikle uygulandığını yineleyen Guterres, “tanınma” konusundaki endişelerin, iş birliğinin artırılmasının önünde tek başına bir engel teşkil etmemesi gerektiğini ifade etti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki faaliyetlerine ve İyi Niyet Misyonu’na ilişkin 16 Aralık 2025 – 17 Haziran 2026 dönemini kapsayan iki raporu kamuoyuyla paylaşıldı.
Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki Faaliyetleri
Barış Gücü’nün faaliyetlerine ilişkin raporda, BM Genel Sekreteri ve Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın Kıbrıs sorununa barışçıl bir çözüm bulunması amacıyla yürüttüğü diplomatik temaslara yer verildi.
Raporda, bütçe azaltma tedbirlerine rağmen Barış Gücü’nün ara bölge ve çevresinde istikrarın korunması, ateşkes hatlarının izlenmesi, sivil faaliyetlerin yönetilmesi ve iki toplum arasındaki temasların desteklenmesi yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü aktarıldı. Bu kapsamda, rapor döneminde iki toplumlu 170 etkinlik düzenlendiği veya kolaylaştırıldığı, bu etkinliklere yaklaşık yarısı gençlerden oluşan 1893 kişinin katıldığı kaydedildi.
Ara Bölge Sınırlarına Saygı Çağrısı
Pile’deki durumun “kırılgan” yapısını koruduğu belirtilen raporda, yaşanan olaylar karşısında Barış Gücü’nün bölgedeki varlığını, izleme kapasitesini ve devriye sayılarını artırarak kalıcı konuşlanma sağladığı ifade edildi. Bölgedeki durumun sakin ancak hassas olduğu, gerginliği azaltmak ve eski statükonun yeniden tesisi amacıyla Kıbrıs Türk yetkilileriyle temasların sürdüğü bildirildi.
Pile platosundaki durumun derin bir endişe kaynağı olmaya devam ettiği vurgulanan raporda, tüm tarafların ara bölgenin BM tarafından yapılan tarafsız sınırlandırmasına saygı göstermesi gerektiği kaydedildi.
Askeri ihlallerin bir önceki rapor dönemine göre hafif bir artış gösterdiği, ancak 2023 ve 2024 seviyelerinin oldukça altında kaldığı belirtildi. Ara bölgeye erişim ve arazi kullanımı konularında yeni tartışmaların yaşandığı, Gayretköy’deki tarımsal faaliyetlerin yeniden bir gerilim noktası haline geldiği aktarıldı.
Guterres, Barış Gücü askerlerine yönelik tehditlerin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Rum tarafına, barış gücü askerlerinin güvenliğini tehlikeye atan silahlı avcılar olayını soruşturma çağrısında bulundu.
Askeri Modernizasyon ve Kapalı Maraş Endişesi
Raporun gözlemler bölümünde, liderlerin son dönemdeki olumlu temasları takdir edilirken, ateşkes hatları boyunca artan askeri modernizasyonun azaltılması ve ara bölge çevresindeki adımların geri çekilmesi yönündeki çağrılara uyulmamasından üzüntü duyulduğu ifade edildi. Sahadaki askeri mevzileri ileri taşıma veya mevcut durumu değiştirme girişimlerinin kaygı verici olduğu, adadaki güç dengesizliğinin ihlallere gerekçe gösterilemeyeceği vurgulandı.
Tek taraflı adımlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizen Guterres, şu ifadeleri kullandı
“Kapalı Maraş’taki durumdan ve bölgenin Ekim 2020’de kısmen yeniden açılacağının duyurulmasından bu yana atılan adımların geri alınması yönündeki Güvenlik Konseyi çağrısına yanıt verilmemesinden duyduğum endişeyi yineliyorum.”
“Ayrıştırıcı Söylemlerden Kaçınılmalı”
Raporda, liderlerin sivil toplum katılımı için ortak bir danışma organı kurulmasına yönelik açıklaması memnuniyetle karşılanırken, tüm taraflara güvensizliği besleyen, nefret söylemine zemin hazırlayan ve toplumları kutuplaştıran ayrıştırıcı söylemlerden kaçınma çağrısı yapıldı.
Ekonomik ve sosyal alanda daha fazla denklik sağlamaya yönelik çabaların sınırlı kaldığına değinilen raporda, Yeşil Hat Tüzüğü’nün tam olarak uygulanmasının ada içi ticaret hacmine önemli katkı sağlayacağı belirtildi.
Raporun sonunda, 1964’ten bu yana Barış Gücü’ne katkı sağlayan 45 ülkeye teşekkür edilirken, Kıbrıs’ta görev yaparken hayatını kaybeden 187 barış gücü askeri saygıyla anıldı.















