Advertisement

GÜNCELLEME “Kültür Elçileri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Programı” başladı

Türkiye Cumhuriyeti Anadolu Mektebi ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Kültür Elçileri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Programı” açılış paneliyle başladı.

Lefkoşa Rauf Raif Denktaş Meslek Lisesi’nde yer alan panel, 1 Mayıs’a kadar sürecek. Panel öncesi halk dansları gösterisi de yapıldı. 

Açılış paneline, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, yetkililer ile konuklar katıldı. Türk dünyası ve Balkanlardan öğrencilerin katılımıyla düzenlenen program, Anadolu Mektebi tanıtım filmiyle başladı.

Anadolu Mektebi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sami Güçlü’nün de yer aldığı panelde, selamlama konuşmasını Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Eğitim Öğretim uzmanı ve Anadolu Mektebi Kıbrıs okumaları Lefkoşa Koordinatörü Özge Eliz Aksaygın yaptı.

-Aksaygın 

Aksaygın, Anadolu Mektebi Kıbrıs Okumaları Projesi’nin 4. yılında düzenlenen panelin gençler için önemine işaret ederek, milletin hafızası, derinliği ve geleceğinin; okuyan, düşünen ve anladığını yorumlayabilen nesillerle inşa edileceğine işaret etti.

Anadolu Mektebi Kıbrıs Okumaları Projesi’nin de bu anlayışın bir yansıması olarak hayata geçirildiğini belirten Aksaygın, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Öğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ile ASBÜ KKTC Yerleşkesi’nin iş birliğinde yürütülen projenin, gençleri kitapla buluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda düşünce dünyasını da zenginleştirdiğini kaydetti.

Projede bu yıl 14 okul, 208 öğrenci ve 35 gönüllü öğretmenin yer aldığını belirten Aksaygın, 4 yıl boyunca binden fazla öğrencinin, proje kapsamında kitap okuyarak,  eserleri değerlendirme imkanı bulduğunu kaydetti.

Yazar buluşmalarının, yaz kampları ve birçok akademik etkinlik ile öğrencilerin okuduğunu anlama ve yorumlama becerilerinin güçlendirildiğini belirten Aksaygın, yaz döneminde düzenlenen Kocaeli kampı ve İstanbul gezisinin, öğrencilerin kültürel ufkunu genişlettiğini, sosyal yönlerini güçlendirdiğini belirtti.

Süreçte gençlerin Türkiye’den ve Türk cumhuriyetlerinden akranlarıyla bir araya gelerek sadece bilgi ve deneyim paylaşmakla kalmadığını, aynı zamanda gönül bağlarını kurarak kalıcı dostluklara imza attığını anlatan Aksaygın, bugün ortak bir kültürün, ortak bir dilin ve ortak bir medeniyetin temsilcilerinin buluştuğunu, Türkiye’den ve kardeş Türk devletlerinden gelen gençlerin, farklı coğrafyalardan olsalar da aynı kültürel köklerin, aynı gönül bağının taşıyıcıları olduğuna vurgu yaptı.

“Bu birliktelik, kültürümüzün zenginliğini ve geleceğe olan güçlü yürüyüşünü en güzel şekilde yansıtmaktadır.” diyen Aksaygın, şöyle devam etti:

“Gençler, bu sürecin merkezindesiniz. Her kitapla yeni bir düşünceye kapı aralıyor, her okuma ile kendinizi biraz daha inşa ediyorsunuz. Okuyan, anlayan ve sorgulayan bireyler yalnızca kendi hayatlarını değil, ortak geleceğimizi de şekillendirir. Eğitimciler de okuma kültürünü yaygınlaştıran, gençlerimizi kitapla buluşturan ve düşünce dünyalarını geliştiren bu tür projeleri desteklemeye kararlılıkla devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, kitapla büyüyen bir nesil daha bilinçli, daha güçlü ve daha aydınlık bir geleceğin mimarı olacaktır. Farklı coğrafyalarda doğsak da aynı kelimelerde buluşan bir milletiz, okumak ise bu birliğin en güçlü sesidir.”

-Aydoğan

Panel değerlendirme konuşmasını Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Osman Aydoğan yaptı. Aydoğan, değerlendirmesinde, bütün katılımcıları tebrik ederek, sürecin kolay bir süreç olmadığını vurguladı.

Çok uzun bir dönemde, kendi dilleri olmayan bir durumda okumalar yapan ve burada çok başarılı sunumlar gerçekleştiren gençlerin, panelde, dokuz farklı eserlere atıf yaparak, çok güzel bir şekilde bunu icra ettiklerini belirten Aydoğan, paneldeki konular üzerinden değerlendirmeler yaptı.

İnsanların, toplumların, zor dönemlerinde kendi klasiklerini arayıp bularak ortaya çıkardığını belirten Aydoğan, “Klasikler, toplumların kültürel hafızasının oluşması, aktarılması hususunda çok önemlidir.” dedi.

Panelin önemine işaret eden Aydoğan, “Buradaki sonuç, arkadaşlarımızın emeğinin bir karşılığı, bir somut yansıması. Ama daha uzun vadede bu geniş kültürel coğrafya, gönül coğrafyası olarak addedilen bölgenin, bölgeler arasında kurulacak köprüyle bu sonucun alınacağına inanıyorum” dedi.

-Güçlü

Anadolu Mektebi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sami Güçlü de, Kıbrıs’ta gerçekleştirdikleri  programın bir başlangıç, bir fikir, bir düşüncenin yansıması olduğunu söyledi.

Öğrencilerin gösterdiği gayret ve emeklerin, erken yaşlarında hayatın cazibesinden kendilerini alarak bu alanlara vakit ayırarak,  çalışmaları yapmasının,  duygu ve düşüncelere ulaşmasının çok önemli bir hadise olduğuna vurgu yapan Aydoğan, bundan çok etkilendiğini ve takdir ettiğini söyledi.  

“Şimdi geleceği inşa etme safhası.” diyen Güçlü, şöyle devam etti:

“Eğer biz bu coğrafyada yaşayan aynı tarih, dil, kültür, medeniyete mensup olan insanlar olarak farkına varırsak ve gençlerimizin içerisinde öncü bir grubu bu yolda mesafe almaya sevk edebilirsek, ikna edebilirsek ve onlar da bu konuyu sabırla, iradeyle arkasında dururlarsa; bu konuda bir gelişme olacağı konusunda çok kuvvetli bir ümit bekleyebiliriz.

Burada gördüğümüz ilgi; Sayın Bakanımızın vakit ayırarak öğrencilerimizi dinleme nezaketi göstermesi, Sayın Büyükelçimizin baştan beri bu olaya sahip çıkması, bizim açımızdan gerçekten çok memnuniyet verici olmuştur.”

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, organizasyonu düzenleyen herkesi tebrik ederken, sunumlar için gençleri kutladı.

Uzun yıllardır bu konularda çalışmalar olduğunu, tartışmalar olduğunu ve bu buluşmanın daha geniş olma ihtimalinin de olduğunu düşündüğünü belirten Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk halkının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dahil 450 yıldır adada olduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Köksüzlük çok kötü bir şey. Ama biz bu topraklara gelip Türk olarak kök saldık. Ve ana karamızla toprağımızı toprağımıza, köklerimizi köklerimize kattık. Ve hep hayalimiz oldu; bizim de bir evvelinden tüm Türk dünyasıyla, Türkçe konuşanlarla bir araya gelmek ve tarihte yaşadığımız acı tecrübeleri birbirimize destek olarak yaşamamak adına hep biz heves ettik. Telefon yokken, uçak yokken, gemi yokken, telgraf yokken bu topraklarda Kıbrıs Türk halkı köklerinden, aslında filiz olarak Anadolu’dan getirdiği filiz olarak getirdiği köklerini, tohumlarını buraya ekmiş ve Türk olarak inançlarıyla, değerleriyle hep buralarını Türk toprağı tutmuş. Ta ki Anadolu’daki kardeşlerimizle birlikte burada milli mücadeleye dönüştürerek buraları vatan yapıp devlet kurana kadar mücadele ettik. Ve bundan sonra da gençlerimiz bu emaneti devralıp, büyük Türk dünyasının buluşmasında, Türk Devletleri toplantısında olduğu gibi layık olduğumuz yeri almak için büyük bir mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Çavuşoğlu, gençlerin çok güzel sunumlar yaptığına işaret ederek, sunumlar üzerinden değerlendirmeler yaptı ve “Biz birleşmezsek, ortak ruh, ortak dünyamızı yaratıp birbirimize sahip çıkmazsak, gerçekten gelecekte tarihin tekerrür etmeyeceğini kimse söyleyemez. Edebiyatımızla, kültürümüzle, değerlerimizle bir araya gelip zenginleşmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı olarak topraklarına sahip çıkan bir neslin uzantısı olarak, bu yolun genişlemesi için, Kıbrıslı Türklerin ana karadaki soydaşlarıyla hep böyle kucaklaşması ve birleşmesi için çok emek verdiğini belirten Çavuşoğlu, gençleri, paneli düzenlemelerinden ve emek vermelerinden duyduğu gururu paylaştı.

Çavuşoğlu, “Umut edelim kii, bütün coğrafyalardan bu yollar genişler ve herkes Türkiye Cumhuriyeti’ne, ana vatanımıza çok rahat yollardan giderler ve orada edindikleri ortak değerleri geleceğe veya yaşadıkları yere dönüp götürürler. Ve oralarda da ayağa kalkanlar, ayağa kalkmasına destek olduklarımızla Türk milleti her tarafta aynı şekilde ayağa kalkar ve dünyanın içerisinde layık olduğu yeri en iyi şekilde ilelebet yaşatır diye düşünüyorum.” dedi.

-Başçeri

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de, gençler ve tüm katılımcıları canı yürekten sevgiyle, saygıyla selamladığını belirterek, panele katılmaktan ve dinlemekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Başçeri, panel vesilesiyle düşünen ve söz söyleyen bir neslin örnek temsilcileri ile bir araya geldiklerini, bunun keyfinin çok kıymetli olduğunu belirterek, teşekkür etti.

Anadolu mekteplerinin okumayı ve okumayla birlikte bilgiyi aşmayı, düşünmeyi derinleştirmeyi ve muhakemeyi güçlendirme yolunda gençlere kazandırdıklarını gördükçe eğitimcilerle de gurur duyduklarını vurgulayan Başçeri, şöyle devam etti:

“Okumak çok önemli. Hele bu dijital çağda okumak, bilgiyi ayrıştırmak, ondan muhakeme ile anlamlandırmak okuduğunu ve onu fikre dönüştürüp az evvel isimlerini saydığım panelist arkadaşlarımız gibi bizlere kendi kelimeleriyle aktarmak o kadar önemli ki bu çağda. Bunu başardıkları için, bu örneklerle bizi buluşturduğu için Anadolu Mektebi okumalarının, Anadolu Mektebi’ne emek verenlerin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Bu sene 200 öğrenciye, ama öncesinde de binlere yaklaşan öğrenciye, Anadolu Mektebi’nin okumayı, muhakemeyi, bilgi edinmeyi, bilgiyi ayrıştırmayı, ondan sonra da kendi fikirlerini üretmeyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki lise öğrencilerine de aşılama yolunda önemli bir yol katettiğini görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Başçeri, şunları dile getirdi:

“Gönül coğrafyamızın çok kıymetli mensuplarını Anadolu Mektebi Kültür Elçileri Programı çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne getirdiğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Umut ederim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde geçireceğiniz günler sizlere unutulmayacak anılar kazandırır. O anılarla birlikte gönül coğrafyamızın uzak noktalarına gittiğinizde, kendi yurtlarınıza gittiğinizde Kıbrıs Adası’nda da Türk varlığının nasıl bir mücadele verdiğini, var olmak için nasıl bir direniş gösterdiğini anlar; o konularda da okumalar yapar, kendi fikirlerinizle onları dile getirirsiniz. Hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum, çok kıymetlisiniz. Gelecekten endişe etmememize vesile oluyorsunuz. Türk dünyasının geleceğinin parlaklığına inananlardan birisi olarak sizlerin sayesinde o nurlu ufuklara varılacağına adım gibi eminim.”