Advertisement

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

“Cumhurbaşkanı, dini törenler ve ayinlere ilişkin kararlarda Dışişleri
Bakanlığıyla istişare etmeli”

“Guterres’in yeni bir başarısızlık yaşama hevesinde olmayacağı kesindir”

“Egemen eşit iki devlet politikasından geri adım beklenmesin”

“Kıbrıs Türk halkı gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmamalı”

Lefkoşa, 15 Mayıs 26 (TAK): Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum Lider Nikos
Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in
yılsonundan önce yeni bir girişim başlatacağı ve çözüm planı ortaya koyacağı
yönündeki açıklamalarını “algı operasyonu” olarak nitelendirdi.

Ertuğruloğlu,
Rum tarafının “çözüm” olarak adlandırdığı yaklaşımın adayı “Türk işgalinden
kurtarma” iddiasına dayandığını söyleyerek, “Çözüm sözcüğü aldatıcı olmamalı”
dedi; Kıbrıs Türk tarafının egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü
politikasından geri adım atmasının beklenmemesi gerektiğini belirtti.

BM Genel
Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi sona ererken Crans Montana benzeri
yeni bir başarısızlık yaşamak istemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, BM Güvenlik
Konseyi yeni bir karar ortaya koymadıkça, yeni BM temsilcileriyle görüşmenin
sonucu değiştirmeyeceğini belirtti.

Son liderler
görüşmesinde, dini tören ve ayinlere ilişkin uzlaşı başlığı olduğunu anımsatan
Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın böyle bir kararı bu konuda
yetkili bakanlık olan Dışişleri Bakanlığıyla istişare içinde alması gerektiğini
söyledi; Erhürman’ın Kazakistan ziyareti sonrasında kendileriyle görüşmesini
beklediklerini ifade etti.

– “Yeni bir
girişim olacak, sene sonundan önce çözüm planı hazırlanacak” şeklindeki senaryo
doğru değil”

Dışişleri
Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, son gelişmelere ilişkin Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK)
yaptığı değerlendirmede, Hristodulidis’in “Guterres’in Türkiye Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden sonra Türkiye’nin yeni müzakere sürecine
yeşil ışık yaktığı” yönündeki açıklamalarının sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Ertuğruloğlu,
Hristodulidis’in Güney Kıbrıs’ta 24 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ve KKTC’de
federasyon beklentisiyle siyaset yapan kesimlere yönelik çok boyutlu algı
yaratmaya çalıştığını ifade ederek, “yeni bir girişim olacak, sene sonundan
önce çözüm planı hazırlanacak” şeklindeki senaryonun doğru olmadığını belirtti.

Ertuğruloğlu,
Hristodulidis’in söylediklerini doğru kabul ederek “dolduruşa gelinmesinin” ve
Cumhurbaşkanlığında Temmuz ayında bir hareketlenme beklentisine girilmesinin
kendileri için “üzücü” olduğunu söyledi.

– “Çözüm’den
ne kastedildiği iki taraf için de başka”

“Çözüm”
sözcüğünün aldatıcı olmaması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk
halkının çözüm beklentisi içinde olduğunu ancak hangi sorunun çözümünün
kastedildiğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ertuğruloğlu, “Bu
netlik unutulduğu sürece; popülist ve romantik söylemlerle tabii ki herkes
çözüm ister.” dedi.

“Açıkça
ifade ettikleri gibi, Hristodulidis ve Rum siyaseti için bu ‘kendi ülkelerinin’
Türk işgalinden kurtarılmasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise
sorunu bir “statü sorunu”, eşit kurucu ortağı olduğu devletten dışlanma ve ancak
bu devletin bir toplumu olarak tanınma olarak gördüğünü kaydetti.

Ertuğruloğlu,
“Çözümü aranılan sorun taraflar için başka olduğu için hiçbir zaman çözümde bir
noktaya gelemedik. Gelemeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

– “Kıbrıs Türk halkı gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmamalı”

Ertuğruloğlu,
BM Genel Sekreteri Guterres’in 2017’de Crans Montana’da yaşanan başarısızlıktan
duyduğu üzüntüyü hatırlatarak, görev süresi sona ererken yeni bir başarısızlık
yaşamak istemeyeceğini söyledi. Ertuğruloğlu, bu nedenle “Hristodulidis’in
yaratmaya çalıştığı algı operasyonlarına” kanılmaması ve Kıbrıs Türk halkının
gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmaması gerektiğini kaydetti.

BM Genel
Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in gelecek aylarda
adaya yeniden gelmesiyle de neyin değişeceğinin sorgulanması gerektiğini
söyleyen Ertuğruloğlu, ne BM Genel Sekreteri’nin ne de atayacağı kişisel
temsilcinin mevcut eşitsizliği tek başına düzeltebileceğini belirtti.

Ertuğruloğlu,
bunun ülkelerin ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin alacağı
kararlarla ilgili olduğunu kaydetti. Ertuğruloğlu, “Onlar 186 sayılı kararla
yaptıkları hatayı dengeleyen yeni bir karar ortaya koymadıkları sürece biz 10
tane daha Holguin’le, 100 tane Genel Sekreter’le konuşabiliriz. Bir şey
değişmez.” dedi.

– “Çözüm yanlısı olduğunu ispatlaması gereken taraf Rum kesimidir”

Bakan
Ertuğruloğlu, Erhürman ve Hristodulidis’in son görüşmesinde uzlaşı sağladığı
açıklanan “ada genelinde dini hizmetlerin gerçekleştirilmesine yönelik ilk
etapta altı aylık bir plan hazırlanması” konusuna ilişkin de eleştiride
bulundu.

Ertuğruloğlu,
dini törenler ve ayinlerle ilgili bir mutabakatın, bu konuda yetkili bakanlık
olan Dışişleri Bakanlığı ile istişare edilmeden şekillenmesini ve bu doğrultuda
Bakanlıktan bir eylem beklentisine girilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

KKTC
sınırları içinde her yıl yaklaşık 80 farklı kilisede 100’ün üzerinde ayine izin
verildiğini, buna karşılık Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta Hala Sultan
Tekkesi’ne yılda üç ziyaret hakkı bulunduğunu ve son bayramda bu ziyaretin de
gerçekleşemediğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu mütekabiliyet zemininde
gerçekleşecek bir olay değildir.” dedi.

Ertuğruloğlu,
konunun Hristodulidis’in talebiyle gündeme geldiği görüşünü de dile getirerek,
“Benim yorumum maalesef budur. Bizim Cumhurbaşkanı da iyi niyetli ve çözümcü olduğunu
gösterme adına, sanki böyle bir şeyi ispatlama gibi bir görevimiz varmış gibi
davranıyor. Kim kime çözümcü olduğunu ispatlayacak, bunu bile netleştiremeyen
bir durumdayız. Çözümcü olduğunu Rum tarafının bize ispatlaması gerekir. Bizim
Rum tarafına değil. Çünkü çözümsüzlüğü yaratan Rum tarafıdır.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı
ile bu konuda görüş ayrılığı yaşayabileceklerini belirten Ertuğruloğlu,
Dışişleri Bakanlığının görüşünü Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı’na aktardığını,
Cumhurbaşkanı’nın Kazakistan dönüşü kendileriyle görüşmesini beklediklerini
kaydetti.

– “Parlamenter sistemde yetki hükümettedir”

Bakan
Ertuğruloğlu, KKTC’de parlamenter sistemin yürürlükte olduğunu hatırlatarak, bu
sistemde yürütme yetkisinin hükümette olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın
ülke konularıyla ilgilenmesinin doğal olduğunu ve beklendiğini belirten
Ertuğruloğlu, ancak hükümetle istişare edilmeden başkanlık sistemiyle yürütülen
Güney Kıbrıs lideriyle mutabakat sağlanmasının doğru olmadığını ifade etti.

– “Çözüm mevcut durumdur: İki komşu egemen eşit devlet”

Ertuğruloğlu,
“dünyanın kendisini şımarttığı sürece” Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti”
politikasından vazgeçmeyeceğini, Kıbrıs Türk tarafının da egemen eşit iki
devlet politikasından geri adım atmayacağını söyledi.

Ertuğruloğlu,
“Bu sadece Kıbrıs Türk tarafının politikası değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin de
sonuna kadar desteklediği bir politikadır.” dedi.

Bu iki
pozisyon ışığında Kıbrıs konusunda uzlaşı diye bir olasılık olmadığını, bir
“çözüm” beklentisinin de gerçekçi olmadığını dile getiren Ertuğruloğlu, “Çözüm
mevcut durumdur. İki komşu egemen eşit devlet.” ifadelerini kullandı.

– “Azerbaycan, Güney Kıbrıs’ı tanımadığını ve tanımayacağını söyledi”

Cumhurbaşkanı
Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi
Gayriresmi Zirvesi’nde bulunması ve TDT ile ilişkiler çerçevesinde de
değerlendirme yapan Ertuğruloğlu, Türk devletleriyle ilişkilerin zaman içinde
daha da gelişeceğine inandığını söyledi.

Ertuğruloğlu,
KKTC’ye en yakın ülkelerden birinin Azerbaycan olduğunu belirtti. Azerbaycan
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs’ı tanımadıklarını ve
tanımayacaklarını açık şekilde ifade ettiğine dikkat çeken Ertuğruloğlu,
Azerbaycan’ın diğer Türk devletlerinin de bu politikaya uyum sağlaması için
faaliyetlerde bulunacağını ifade ettiğini belirtti.

– “Biz AB düşmanlığı yapmıyoruz, AB’nin bize düşmanlık yaptığını
söylüyoruz”

Avrupa Birliği’nin,
Rum tarafının talepleri doğrultusunda KKTC’nin Türk devletleriyle ilişkilerini
sabote etmeye yönelik çalışmalar yaptığını söyleyen Bakan Ertuğruloğlu, AB’nin
Kıbrıs Türk halkı tarafından hak etmediği bir muamele gördüğü görüşünü
paylaştı.

Ertuğruloğlu,
Kıbrıs Türk halkına BM Güvenlik Konseyi’nden sonra en büyük zararı, AB’nin Rum
tarafını üye yapmak ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki ambargolara izin vermekle
verdiğini ifade etti.

AB’nin kağıt
üzerinde yüksek değerleri temsil ettiğini, ancak sahadaki uygulamalarının
farklı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Biz AB düşmanlığı yapmıyoruz, AB’nin
bize düşmanlık yaptığını ve bu düşmanlığından vazgeçmesi gerektiğini söylüyoruz.”
dedi.

Avrupa
Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Kıbrıs ziyaretinde ara bölgeden
Kuzey’e bakmasını ve EOKA mensuplarına yönelik övgü dolu ifadelerini de
eleştiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının AB’ye yönelik bakışının
sorgulanması gerektiğini vurguladı.

– “Türkiye’nin Avrupa için vazgeçilmez olduğunu biliyorlar”

Rum tarafının
AB dönem başkanlığına da değinen Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği üyelerinin, böyle
bir zihniyete sahip Rum tarafının dönem başkanı yapılmasından utanması
gerektiğini kaydetti.

Rum Lider
Hristodulidis’in Türkiye aleyhine bir sonuç elde etmesinin mümkün olmadığını
ileri süren Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’nin değerini ve
gerekliliğini bildiklerini söyledi. Ertuğruloğlu, Türkiye’nin güvenlik ve
ekonomi bakımından Avrupa için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.

– “ELAM’ın yükselişi Türk düşmanlığıyla yetiştirilen gençliğin sonucu”

Güney’de
Ulusal Halk Cephesi (ELAM) partisinin yükselişini de değerlendiren
Ertuğruloğlu, bunun Rum tarafında genç kuşakların Türk düşmanlığıyla
yetiştirilmesinin sonucu olduğuna dikkat çekti.

Güney
Kıbrıs’ta 1974 öncesini bilmeyen bir nesil bulunduğunu belirten Ertuğruloğlu,
bu neslin evde, kilisede, okulda ve askerlikte Türk karşıtlığıyla eğitildiğine
işaret etti.

Rum
askerlerinin ABD tarafından eğitilmesini ve Güney Kıbrıs’a yönelik silah
ambargosunun kaldırılmasını da eleştiren Ertuğruloğlu, ABD’li yetkililerle olan
görüşmelerinde bu silahların ve eğitimlerin kime karşı verildiğini sorduklarını
söyledi.

– “Yabancılara söylediğim argümanları kendi muhalefetime de söylüyorum”

Bakan
Ertuğruloğlu, en fazla şaşkınlıkla izlediği kesimin KKTC’deki muhalefet
olduğunu da belirtti. Rum tarafının kendi politikalarını açıkça ortaya
koyduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, muhalefetin ise bu tabloyu görmek
istemediğini kaydetti.

Yabancı
muhataplarla yaptığı tartışmalarda kullandığı argümanları KKTC’deki muhalefetle
tartışırken de kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Ertuğruloğlu, bunun normal
bir durum olmadığını belirtti.

Çözümün
Kıbrıs Türk halkının kendi devletini nereye götüreceği noktasında olduğunu
vurgulayan Ertuğruloğlu, “Devletimize daha fazla sahip çıkmamız lazım.
Vatandaşı daha mutlu edecek şekilde ülkeyi yönetmemiz lazım. İç politika ve dış
politika farklıdır ancak birbirini etkiler, şekillendirir.” dedi.

(CPY/FG)
Fotoğraflı

Haber: Cemre
Peral Yanıker – Fotoğraf: Erol Uysal