Fransa’da düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nde, ABD ile İran arasında varılan mutabakat memnuniyetle karşılandı. G7 liderleri yaptıkları ortak açıklamada, “Anlaşmanın uygulanmasını destekliyoruz ve buna katkı sağlamaya hazırız” ifadesini kullandı.
Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde gerçekleştirilen zirve kapsamında G7 devlet ve hükümet başkanları; jeopolitik meseleler, uyuşturucu kaçakçılığı ve insan kaçakçılığı konularını içeren üç ayrı ortak bildiriye imza attı.
Jeopolitik meselelere ilişkin yayımlanan bildiride, Ukrayna’nın özgürlüğü, egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik sarsılmaz desteğin süreceği vurgulandı. Ukrayna halkıyla dayanışma içinde olunduğu belirtilen bildiride, bu ülkeye hava savunma ve uzun menzilli sistem tedarikinin artırılacağı ifade edildi. Ayrıca, Rusya’nın savaş ekonomisine yönelik baskıların artırılacağı, petrol ve doğal gaz sektörleri de dahil olmak üzere yaptırımların güçlendirileceği kaydedildi.
Bildiride, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması amacıyla vardığı mutabakata tam destek verildiği belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi
“ABD ve İran arasında açıklanan anlaşmadan memnuniyet duyuyoruz. Başkan Donald Trump’ın kararlı liderliği ve aracı ülkelerin desteğiyle varılan anlaşma, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek, bölgesel ve balistik faaliyetlerine bağlı tehditlerle mücadele etmek için tarihi bir fırsat sunuyor. Anlaşmanın uygulanmasını destekliyoruz ve buna katkı sağlamaya hazırız.”
Uluslararası ticaretin temel taşının engelsiz ve ücretsiz geçiş hakkı olduğu hatırlatılan bildiride, Fransa ve İngiltere öncülüğünde yürütülen bağımsız savunma girişiminin önemine değinildi. Bu girişimin, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini korumak, ticari gemi işletmecilerine güven aşılamak ve mayınların temizlenmesini doğrulamak adına kritik bir rol oynayabileceği konusunda mutabık kalındığı aktarıldı.
Bölgesel barış ve güvenliğin tesisi için müzakerelerin önemine işaret edilen bildiride, İran’ın bölgedeki tehditlerinin göz önünde bulundurulması ve nükleer silah edinmesinin kesin olarak engellenmesi gerektiği savunuldu. Lübnan’da derhal kalıcı bir ateşkes sağlanması beklentisi yinelenirken, Gazze Şeridi’ne yönelik insani yardımların ve yeniden inşa çalışmalarının hızlandırılacağı, Batı Şeria’daki şiddet olaylarına ise son verilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.
Enerji tedarik yollarının çeşitlendirilmesi taahhüdünün yer aldığı bildiride, özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesinin önemine dikkat çekildi. Doğu Çin Denizi, Güney Çin Denizi ve Tayvan Boğazı’ndaki statükonun güç kullanılarak tek taraflı değiştirilmesine karşı çıkıldığı ve sorunların diyalogla çözülmesi gerektiği belirtildi. Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik programlarına yönelik endişeler dile getirilerek, bu ülkenin nükleer silahlardan tamamen arındırılması hedefi desteklendi.
Uyuşturucu ve insan kaçakçılığıyla mücadeleye ilişkin bildirilerde ise küresel uyuşturucu ticaretindeki artışa dikkat çekilerek, organize suç şebekelerinin çökertilmesi ve bu suçlardan elde edilen gelirlerin engellenmesi konusunda kararlılık mesajı verildi.











