Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Siyasi Partiler Konseyi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununa ilişkin yürütülen diplomatik süreçleri değerlendirdi. Erhürman, olası bir 5+1 toplantısının sadece müzakere yapmak adına değil, somut sonuçlar doğuracak bir nitelikte olması gerektiğini vurguladı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Kişisel Temsilcisi Maria Holguin’in girişimlerini desteklediklerini belirten Erhürman, “Müzakere olsun diye değil, çözüm olsun diye müzakere istiyoruz” ifadelerini kullandı. Sürecin Crans-Montana sonrasında dile getirilen “Bu defa farklı olmalı” yaklaşımıyla yürütülmesi gerektiğini kaydeden Erhürman, dört maddelik metodolojinin sürecin temel unsurlarından biri olması gerektiğinin altını çizdi.
“Kavramlardan ziyade içerik önemli”
Kıbrıs sorununda kavramlar üzerinden yürütülen tartışmalardan ziyade içeriğin doldurulmasının önemine değinen Erhürman, şunları kaydetti
“5+1’e gidilecekse belli sonuçlar çıkacağının güvence altına alınması gerekir. Lefkoşa’da iki liderin kendi aralarında çözebileceği konuların garantör ülkelerin de katıldığı bir formatta ele alınması anlamlı değildir. Sadece güven yaratıcı önlemlerin görüşüleceği bir 5+1 toplantısını doğru bulmuyoruz.”
Taşınmaz Mal Komisyonu güçlendirilecek
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesinin Taşınmaz Mal Komisyonu olduğunu belirten Erhürman, komisyonun güçlendirilmesi konusunda siyasi partiler arasında büyük ölçüde görüş birliği bulunduğunu ifade etti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararlarının ardından komisyonu daha etkin hale getirmek için çalışmaları yoğunlaştıracaklarını belirten Erhürman, bu konuda hükümetle de istişare halinde olduklarını söyledi.
Rum tarafının tek taraflı adımları süreci zorlaştırıyor
Rum tarafının güvenlik ve dış ilişkiler alanında attığı tek taraflı adımların çözüm sürecine katkı sağlamadığını savunan Erhürman, bu girişimlerin mevcut hukuki statüyü değiştirmediğini belirtti. Kıbrıs’ta kalıcı çözümün ancak diplomasi ve diyalogla mümkün olabileceğini yineleyen Erhürman, “Kıbrıs’ta ve bölgede akılcı yol kalıcı çözüm, kalıcı barış ve kalıcı istikrardan geçiyor” dedi.













