Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Lavrov, Filistin Devleti’nin BM kararları temelinde kurulması için zamanın geldiğini vurgulayarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Gazze Şeridi’ne dair ABD barış planını onaylamasına rağmen bölgede barışın tesis edilemediğini ifade etti.
“Gazze’de insani durum kritik seviyede”
Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendiren Lavrov, Gazze’deki duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı
“Filistin Devleti’nin BM kararları doğrultusunda kurulması için zaman geldi. BMGK, ABD’nin Gazze Şeridi ile ilgili barış planını onayladı. Ancak orada barış sağlanmadı. Orada halen yaşlılar, kadınlar ve çocuklar ölüyor, insani durum ise kritik. İsrail’in yerleşim faaliyetlerini genişlettiği Batı Şeria’daki durum da kötüleşiyor. Bu böyle devam ederse, Filistin Devleti kurulamayacak, çünkü devlet için ortada yer kalmayacak. Bu durumda, İsrail’in güvenliği sürekli tehdit altında olacak.”
BM’nin Orta Doğu’daki olumsuz tablonun sonlandırılması adına acil adımlar atması gerektiğini belirten Lavrov, bu gerekliliğin Lübnan, Suriye, Yemen, Irak, Sudan, Somali ve diğer Afrika ülkeleri için de geçerli olduğunu aktardı.
Batı politikalarına ve bölgesel krizlere tepki
Batı’nın azınlıkta olmasına karşın diğer ülkelere kendi kurallarını dayattığını savunan Lavrov, “Batı, sıklıkla kaba kuvvete başvuruyor, öngörülemez ve maceracı bir şekilde hareket ediyor, ortak gezegenimizde yaşayan milyonlarca, hatta milyarlarca insanın hayatını ve refahını tehlikeye atıyor” dedi.
ABD’nin yılın başında Venezuela’ya askeri müdahalede bulunup Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyduğunu hatırlatan Lavrov, Maduro ve eşinin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini dile getirdi. ABD ile İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve ailesinin öldürülmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Rus Bakan, İran’daki sivil altyapıların yanı sıra barışçıl nükleer tesislerin hedef alınmasının kaygı verici olduğunu bildirdi.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda zaman zaman çıkan silahlı çatışmaların deniz ticareti ve seyrüsefer güvenliğine zarar verdiğini vurgulayan Lavrov, mevcut krizin Arap ülkeleri ile İran arasında karşılıklı güvenin tesis edilmesiyle çözülebileceğini, Rusya’nın da bu istikrar sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Küba’ya yönelik abluka ve kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulunan Lavrov, Sırbistan’a da Rusya’ya yaptırım uygulaması yönünde Batı tarafından baskı yapıldığını kaydetti.
Ukrayna krizi ve NATO eleştirisi
Ukrayna meselesine de değinen Lavrov, Avrupa ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump yönetimi dahil birçok aktörün önem verdiği barışçıl çözüm arayışlarını engellediğini öne sürdü. Batı’nın Ukrayna yönetimine silah desteği sağladığını ve Rusya’yı stratejik yenilgiye uğratma hayali kurduğunu belirten Lavrov, bu planların savaşı kışkırtanları çıkmaza sürükleyeceğini kaydetti.
Ukrayna’da Rus dilinin yasaklanmasının BM Şartı’na aykırı olduğunu söyleyen Lavrov, “Özel askeri operasyonumuzun hedeflerine ulaşılacak, Rusya’nın güvenliğine yönelik tehditler ortadan kaldırılacak, barışçıl yaşam yeniden tesis edilecek. Bu, her türlü koşula rağmen gerçekleşecek” ifadelerini kullandı. Lavrov ayrıca NATO’nun Güneydoğu Asya ve Kuzeydoğu Asya’ya doğru genişleme adımlarını eleştirdi.
BMGK’de reform ve yapay zeka vurgusu
BMGK reformuna yönelik yaklaşımını da paylaşan Lavrov, reformun askerileşme eğilimindeki Almanya ve Japonya gibi Batılı ülkelere ilave üyelik verilmesi şeklinde olamayacağını savundu. Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın temsil gücünün artırılmasını desteklediklerini belirten Bakan, Brezilya ve Hindistan’ın daimi üyeliklerini desteklediklerini ve Afrika’nın çıkarlarının korunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Lavrov, konuşmasının sonunda hızla gelişen yapay zeka teknolojileri konusunda BM’ye önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti.



