Kişi Başına Düşen Milli Gelir 20 Bin Dolar Seviyesine Yaklaşacak

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngördüklerini belirtti. Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile…

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngördüklerini belirtti.

Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Programda Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2024 ve 2025 yılları göz önüne alındığında cari işlemler açığının yüzde 2’nin altında olduğunu ifade etti. Cari işlemler dengesi ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla oranı bakımından tarihsel ortalamaların altında bulunduklarını kaydeden Yılmaz, bu yıl cari açıkta geçici bir artış gözlemlendiğini, bu durumun yüzde 2,3’lük bir eksi değere denk geldiğini aktardı. Bu artışın büyük kısmının bölgedeki savaşın etkisinden kaynaklandığını vurgulayan Yılmaz, bunun yapısal bir bozulma olmadığını, cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların oldukça altında kalmaya devam edeceğine inandıklarını kaydetti.

Enflasyonla mücadele sürecine de değinen Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5’e yükselen enflasyonun uygulanan politikalar sonucunda belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini belirtti. Arz tarafındaki baskılar sebebiyle güçlü düşüş eğiliminin geçici olarak durduğunu ve Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde seyrettiğini aktaran Yılmaz, enflasyonun 2026 yılının son çeyreğinde yeniden düşüş eğilimine girmesini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde kalmasını beklediklerini kaydetti.

Gıda, yakıt, doğal gaz ve ulaşım hizmetlerinden oluşan endeksin küresel gelişmelerin etkisiyle belirgin bir artış gösterdiğini ifade eden Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın nakliye maliyetleri ve gıda fiyatları üzerindeki baskılarla birleşerek bu gruptaki fiyat hareketlerini hızlandırdığını dile getirdi. Savaştan doğrudan etkilenen bu kalemler hariç tutulduğunda enflasyonun temel eğilimindeki düşüşün sürdüğünü belirten Yılmaz, arz şoklarının etkisi azaldıkça sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini beklediklerini bildirdi.

Bütçe açıklarına ilişkin olarak deprem harcamalarının önemli bir rol oynadığını ancak zaman içinde bu harcamaların payının azaldığını anlatan Yılmaz, ilave harcamaların mali yükünün bir süre daha gündemde kalmaya devam edeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve siyasi liderliği doğrultusunda programı kararlılıkla yürüttüklerinin altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü

Bu süreçte, istikrarı koruyup dengeli bir büyüme sağlarken, enflasyonda belirgin bir düşüş elde etme, dış dengeyi güçlendirme, rezervleri artırma ve finansal dayanıklılığı pekiştirme konularında önemli ilerlemeler kaydettik. Nitekim, 2026 yılı sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki iki yıl boyunca da bu eşiğin üzerinde kalınması beklenmektedir.

Temel hedeflerinin enflasyonu tek haneli seviyelere indirerek fiyat istikrarını kalıcı hale getirmek ve mali disiplini tavizsiz sürdürmek olduğunu belirten Yılmaz, ülkesinin risk priminde belirgin bir düşüş yaşandığını ve ekonomiye yönelik risk algısında çok net bir gerileme görüldüğünü ifade etti. Brüt uluslararası rezervlerin arttığını vurgulayan Yılmaz, programın sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere inmesini öngördüklerini sözlerine ekledi.