Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını vurgulayarak, “Bu topraklarda bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz.” dedi.
Lefkoşa, 10 Eylül 26 tarihinde yayımlanan yazılı açıklamada Erhürman, yaşanan sorunların hiçbirinin insanları etnik kökeni, doğum yeri veya başka özellikleri üzerinden ayırmayı, yabancı düşmanlığını ve ırkçılığı meşru kılamayacağını belirtti.
Yaşanan büyük acının ardından Kuzey’den, Güney’den ve Türkiye’den farklı kesimlerden çok sayıda açıklama yapıldığını kaydeden Erhürman, bazı söylemlerin acıyı daha da artırdığına dikkat çekti. Kaybedilen veya ulaşılamayan kişilerin, siyasetçilerin, bürokratların ya da sosyal medyada görüş bildirenlerin nerede doğduğu ve kimliği üzerinden değerlendirmeler yapılmasına tepki gösteren Erhürman, bunun yalnızca yaşanan acıyı büyütmediğini, “kültürden, medeniyetten ve insaniyetten” de kaybettirdiğini söyledi.
Avrupa’da ve dünyada “popülist radikal sağ” ile buna eşlik eden yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın yükselişine işaret eden Erhürman, şu ifadeleri kullandı
“Bu, kendiliğinden olmaz! Önce sözcüklerle, sloganlarla, çeşitli yollarla ‘kötü tohumlar’ ekilir. Sonra o ‘kötü tohumlar’ özenle yeşertilir! Toprağınızı bu kötü tohumlara karşı korumak, onları aralıksız bir çabayla ayıklamak zorundasınız. Aksi halde nerelerde, neler olduğunu görüyoruz!”
Nüfus Politikası ve Planlı Göç Vurgusu
Nüfus konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erhürman, yıllardır nüfusun bilinmediğini ve bir nüfus politikası bulunmadığını ifade etti. Plansız göç alınırken diğer yandan göç vermeye devam edildiğini belirten Erhürman, bu nedenle ülkeye gelen insanlara insani koşullar sağlanamadığını ve bu şartlar içinde oluşmaya başlayan “kaosun” görmezden gelindiğini kaydetti.
Erhürman, “Tam da bu, o kötü tohumların toprağımıza düşmesi, hatta yeşermesi için son derece verimli bir ortam.” diyerek, hiçbir sorunun etnik köken veya doğum yeri üzerinden insanları ayırmayı meşru hale getiremeyeceğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının tarihinden süzülen kültürün bugüne kadar bu kötü tohumlara karşı koruyabildiği kadar koruduğunu belirten Erhürman, bundan sonrasını yalnızca ona bırakamayacaklarını; nüfusun sayılması, nüfus politikası geliştirilmesi ve eğitim, sağlık ile güvenlik alanlarındaki olumsuz etkilerin giderilmesine yönelik programları hayata geçireceklerini aktardı.
“Hepimiz Bu Söylemlere Karşı Mücadele Etmek Zorundayız”
Açıklamasının devamında herkesin bu söylemlere karşı uyanık olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, şunları kaydetti
“Ama yetmez. O kötü tohumların bu topraklara ekilmesine, hangi amaçla olursa, o kötü tohumlar yeşersin diye çaba gösterilmesine izin vermeyeceğiz. Siyaset yalnızca siyasetçinin işi değil. Medya, günümüz dünyasında artık yalnızca gazetecinin, televizyoncunun işi değil. Hepimiz, bu kötü tohumlara karşı uyanık olmak, o yetmez, onlara karşı mücadele etmek zorundayız.
Nefretle, kinle, öfkeyle değil. Öfkeyi anlamaya çalışarak ama kine ve nefrete dönüşmesini asla kabul etmeyerek, buna karşı mücadele ederek. Dedim ya, öfkeyle, kinle, nefretle değil… Sevgiyle. İnsan sevgisiyle. Çünkü bir çocuğu, bir insanı, nerede doğduğundan, etnik kökeninden, diğer tüm özelliklerinden bağımsız olarak sevmekle başlar her şey!
Çok mu romantik geldi? Sevginin, medeniyetin, insaniyetin yerine, romantik değil de ‘gerçekçi’ olsun diye, kini, nefreti, öfkeyi koyanların Avrupa’da ve dünyada nelere yol açtıklarını gördük! Bu topraklarda, bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz.”



