Enerji Depolamada Aküye Bakış Çalıştayı’nın Sonuç Raporu Açıklandı

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Çevre Mühendisleri Odası , Elektrik Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen “Enerji Depolamada Aküye Bakış” Panel ve Çalıştayı’nın sonuç raporu bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. KTMMOB konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıda EMO Başkanı İbrahim Aysal, KMO Başkanı…

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Çevre Mühendisleri Odası , Elektrik Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen “Enerji Depolamada Aküye Bakış” Panel ve Çalıştayı’nın sonuç raporu bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

KTMMOB konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıda EMO Başkanı İbrahim Aysal, KMO Başkanı Halil Erensu ve ÇMO Başkanı Vijdan Şengör basına açıklamalarda bulundu.

AysalBilimsellik ve Denetimden Uzaklaşılmamalı

Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Aysal, sözlerine Girne’deki gemi kazasında yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet dileyerek başladı ve bilimsellik, teknik ile denetimden uzaklaşmamanın önemine dikkat çekti.

Aysal, amaçlarının bilimsel faaliyetlerle ülke politikalarına ışık tutacak çalışmalar yapmak olduğunu söyleyerek, rapora göre akü kullanımının voltaj düzenleme etkisi bakımından güneş santrallerinde kullanılmasının doğru olabileceğini gösterdiğini kaydetti.

İletim ve üretim adına büyük akülerin yaşanan elektrik kesintilerine kısa vadede çözüm olabileceğini kaydeden Aysal, uzun vadedeyse ne kadar aküye gerek duyulacağının bilinmesi adına doğru verilerle çalışılması ve bir stratejik plan oluşturulmasının önemli olduğunu söyledi.

Tüm enerji politikalarının A, B ve C planları şeklinde oluşturulması gerektiğini de belirten Aysal, akü kullanımının faydaları olduğu gibi belli riskleri de bulunduğunu aktardı.

ErensuYangın Riskleri ve Batarya Takip Sistemi

Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Halil Erensu da akülerin potansiyel risklerine değinerek ilk aşamada yangın risklerinden bahsetti. Akülerin seçiminden ve ithalat süreçlerinden başlanarak ömür döngüsü değerlendirmelerinin yapılması gerektiğini kaydeden Erensu, yangın riskleri konusunda itfaiyenin de belli çalışmalar yaptığını ve çalıştayda yer alarak katkı koyduğunu hatırlattı.

Erensu, sadece binalarda değil araç yangınlarının da gündemde olduğunu kaydederek, ülkeye sokulan bataryaların bir kayıt sistemine dahil edilmesi ve ülkeye girdiği andan ömrünü tamamlayıp bertaraf veya geri dönüştürüldüğü ana kadar takibinin yapılabilmesinin önemine işaret etti.

Bu gibi detayların hem toplumun bu akülerden en büyük faydayı sağlayabilmesi, hem sağlık ve çevrenin korunması hem de yangın riski açısından önemli olduğunu vurgulayan Erensu, tehlikeli atık sınıfına giren bu tür atıkların yönetiminde en güncel uygulamaların takip edilmesi ile mevcut risklerle ilgili yasal düzenlemelerin gerekli olduğunu dile getirdi.

Şengörİthalatçı Firmalar ve Atık Yönetimi

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Vijdan Şengör ise enerji depolayabilen bataryaların KKTC’de üretilmediğine dikkat çekerek, ilgili yasa ve tüzüklerin tüm sorumluluğu ithalatçı firmalara yüklediğini, geri dönüşüm ve bertarafının yine ithalatçıların kuracağı ortak bir yapı tarafından yönetilmesi gerektiğini belirtti.

“Tehlikeli atık” sınıfına giren bu tür atıkların atık yönetim planlarının Çevre Koruma Dairesi tarafından istenmesi gerektiğinin altını çizen Şengör, bunların takibinin de çeşitli programlar kullanılarak yapılması gerektiğini ifade etti.

Şengör ayrıca, atık yönetim tesislerinin ülkede kurulmasının şu an için gereksiz görüldüğünden, bunun yerine atıkların kırılarak taşınmasının kolaylaştırılacağı ve geri dönüşüm merkezlerine yönlendirilebileceği bir sistemin daha doğru olacağına dikkat çekti. Burada atıkları toplayıp taşıyacak araçların uygun olmasının, geri dönüşüm tesisleri ile taşıyıcıların izinlerinin tam olmasının önemini vurguladı.

Panel ve Çalıştay Sonuç Raporundan Öne Çıkanlar

“Enerjide Aküye Bakış” çalıştay ve panelinin sonuç raporunda, enerji depolama sistemlerinin KKTC’nin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Depolamalı güneş enerji sistemlerinin pik talep yönetimi ve şebeke istikrarına katkı sağlayacağı, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltarak düşük karbonlu enerji yapısına geçişi hızlandıracağı belirtildi.

Öncelikli öneriler arasında şunlar yer aldı

  • Batarya kayıt sistemi ve pasaport uygulaması
  • İkinci ömür bataryaların evsel ve ticari depolama çözümlerinde değerlendirilmesi
  • İthalat aşamasında çevre uyum izinlerinin zorunlu hale getirilmesi
  • Lisanslı toplama, taşıma ve depolama altyapısının kurulması

Sonuç raporunda ayrıca, kısa vadede kritik bölgelerde hızlı depolama yatırımlarına öncelik verilmesi, orta vadede ulusal üretim ve iletim planlarıyla bütünleşme, uzun vadede ise düşük karbonlu ve esnek bir enerji sistemi hedeflenmesi gerektiği ifade edildi.