Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayarak Kıbrıs meselesine dair önemli açıklamalarda bulundu. Adadaki barış ve istikrarın yegane sebebinin Türk askerinin varlığı olduğunu vurgulayan Fidan, Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle eşit bir güç ve devlet paylaşımına gitmeyeceğinin net bir gerçek olduğunu ifade etti.
“İdeal Çözüm İki Devletli Çözümün Tanınmasıdır”
Kıbrıs’ta Türkiye’nin durduğu noktayı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in girişimlerini değerlendiren Fidan, şu ifadeleri kullandı
“Bizim için çözüm, şu anda esas itibarıyla iki devletli çözümün tanınmasıdır. İdeal çözüm bu. İdeal çözüm, iki devletli çözümün hayata geçmesi. Yani Rumların da Türklerin de kendilerine ait devletlerinin olduğu bir yapı ve bu iki devletin de adada birbirleriyle barış ve huzur içerisinde yaşamaları, hem adanın refahına katkı hem de bölgesel barışa ve istikrara katkı içerisinde bulunmaları. Bizim durduğumuz yer bu.”
BM Genel Sekreteri Guterres’in dürüst bir yönetim anlayışı ortaya koyduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kendisine güvendiğini belirten Fidan, adada atılacak adımlarda adil olunması gerektiğine dikkat çekti.
“Rum Tarafı Eşit Güç Paylaşımına Yanaşmayacak”
1960 anlaşmasıyla kurulan Kıbrıs devleti ile bugünkü Avrupa Birliği üyesi Rum yönetiminin aynı olmadığını vurgulayan Fidan, Rum kesiminin tüm adayı temsil eden bir yapı olarak tanınırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıslı Türklerin ihmal edildiğini belirtti. Türkiye’nin KKTC’yi egemen ve bağımsız bir devlet olarak tanıdığını ifade eden Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü
“Biz hep şunu gördük; Rum kesimi hiçbir zaman için Türklerle eşit güç paylaşımına, otorite paylaşımına, refah paylaşımına, devlet paylaşımına gitmeyecek. Bu iki iki daha dört kesinliğinde bir konu. Adamın elinde şimdi bir devlet var, Avrupa Birliği’ne üye olmuş. BM’de temsil ediliyor, bütün menfaatlerden o yararlanıyor, şimdi bunu gidip bir başkasıyla paylaşacak. Bunun yalan olduğunu kendileri de biliyor, biz uluslararası topluma sorduğumuz zaman onlar da biliyor. Böyle bir yalanı devam ettirmek rasyonel bir şey değil.”
GKRY’nin uyguladığı izolasyonlara da değinen Fidan, Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin uluslararası imkanlara erişimini engellediğini kaydetti. Fidan, “Sen Kıbrıs Türkünün hakkını tanımazsan ben de senin devlet varlığını tanımam. Çünkü sen 1960’ta kurulan devlet değilsin” diyerek Türkiye’nin tutumunu yineledi.
“Adadaki Barış Türk Askerinin Varlığı Sayesindedir”
Türk askerinin adadaki varlığının 50 yıldır statüyü ve barışı koruduğunu altını çizen Dışişleri Bakanı Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu
“Türk birliklerinin orada olması statükoyu hiç değiştirmedi. 50 yıldır statüko aynı. Bu şu demek; adadaki istikrar, barış tek bir sebepten dolayı oluyor. Türk askerinin adada var olmasından dolayı. Rumlar adanın tamamı bana ait diyor. Şimdi sen elindeki bu ezici imkanları Türklere karşı kullanırsan kim Türk’ün yardımına gelecek? Yine biz gideceğiz. Dolayısıyla bunun kalıcı bir çözüme bağlanmadığı bir yerde, şartların aynı şekilde durduğu bir yerde, denklemde bunun değişmesini bekleyemezsiniz, değişmez de.”
Ortak Projeler ve İş Birliği Çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kalıcı çözümü beklemeden her iki tarafın yararına adımlar atılabileceği yönündeki yaklaşımını da aktaran Fidan, adanın kuzeyinde ve güneyinde su, enerji, elektrik ve turizm gibi alanlarda ortak ihtiyaçlar bulunduğunu belirterek, her iki tarafın da resmi pozisyonlarını bozmadan güven artırıcı ortak projeler geliştirebileceğini sözlerine ekledi.
