UKÜ’den Batı Nil Virüsü için bilimsel izleme çağrısı

Lefkoşa, 12 Eylül 26Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi , Batı NilVirüsü açısından olası risklerin erken belirlenebilmesi amacıyla KuzeyKıbrıs’ta bilimsel temelli ve sürdürülebilir vektör izleme çalışmalarınıngüçlendirilmesi çağrısında bulundu. UKÜ’den yapılan açıklamada, Tıp Fakültesi DekanıProf. Dr. Ayşegül Taylan Özkan ve Yrd. Doç. Dr. Nagat Balaman’ın Batı NilVirüsü’nün esas olarak enfekte…

Lefkoşa, 12 Eylül 26
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi , Batı Nil
Virüsü açısından olası risklerin erken belirlenebilmesi amacıyla Kuzey
Kıbrıs’ta bilimsel temelli ve sürdürülebilir vektör izleme çalışmalarının
güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

UKÜ’den yapılan açıklamada, Tıp Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Ayşegül Taylan Özkan ve Yrd. Doç. Dr. Nagat Balaman’ın Batı Nil
Virüsü’nün esas olarak enfekte sivrisineklerin sokmasıyla insanlara ve
hayvanlara bulaştığını, enfeksiyonların yaklaşık yüzde 80’inin ise herhangi bir
belirti göstermeden geçirildiğini belirttiği kaydedildi.

Açıklamada, bazı kişilerde ateş, baş ve vücut
ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve döküntü görülebildiği, enfekte kişilerin
yaklaşık yüzde 1’inde ise virüsün sinir sistemini etkileyerek menenjit ve
ensefalit gibi ciddi hastalıklara yol açabileceği belirtildi.

Kuzey Kıbrıs’taki bilimsel bulgulara da değinilen
açıklamada, Özkan ve Balaman’ın 2020 yılında yayımladıkları araştırmada, bir
kan bankasından alınan 760 kan örneğinin bir bölümünde Batı Nil Virüsü’ne karşı
antikor saptandığı, ancak aktif enfeksiyonu gösterecek PCR pozitifliğine
rastlanmadığı bildirildi.

Bu bulguların virüsün bölgede daha önce bulunduğuna
işaret ettiği, ancak bunun mevcut bir salgın olduğu anlamına gelmediği
vurgulandı.

Açıklamada, Batı Nil Virüsü açısından risklerin
erken belirlenebilmesi için insan vakalarının yanı sıra virüsü taşıyabilecek
sivrisinek türleri ve popülasyonlarının da düzenli takip edilmesi gerektiği
kaydedildi. Sivrisinek türleri, üreme alanları ve popülasyon yoğunluklarının
bilimsel yöntemlerle izlenmesinin, etkili vektör mücadelesine ve gerekli
önlemlerin zamanında alınmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Bireysel korunma önlemlerine de yer verilen
açıklamada, ev ve iş yerleri çevresinde su birikintilerinin önlenmesi, su
tutabilecek kapların düzenli kontrol edilmesi, sineklik ve uygun sivrisinek
kovucularının kullanılması ile özellikle akşam ve gece saatlerinde vücudu örten
kıyafetlerin tercih edilmesi önerildi.

Açıklamada ayrıca, çalışmanın amacının toplumda
endişe yaratmak değil, bilimsel veriler doğrultusunda olası risklerin önceden
belirlenmesine katkı sağlamak olduğu vurgulanarak, üniversiteler, sağlık
otoriteleri ve belediyeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin halk
sağlığı açısından önem taşıdığı kaydedildi.