CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’ndeki Değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne Taşıdı

Cumhuriyetçi Türk Partisi , Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan düzenlemeyle Cezaevi Müdürü’ne tanınan bağışlama yetkisinin durdurulması ve söz konusu değişikliğin iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tüzükte gerçekleştirilen son değişikliklerin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri…

Cumhuriyetçi Türk Partisi , Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan düzenlemeyle Cezaevi Müdürü’ne tanınan bağışlama yetkisinin durdurulması ve söz konusu değişikliğin iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tüzükte gerçekleştirilen son değişikliklerin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar taşıdığını belirtti. Kişi, Cezaevi Müdürü’ne verilen yetkinin yürütülmesinin durdurulması amacıyla ara emri başvurusunda bulunduklarını ve düzenlemenin tümüyle iptali için dava açtıklarını bildirdi.

“Söz konusu yetki sıradan bir idari işlem değildir”

Hükümeti yargı kararlarına müdahaleyi genişleten yetkileri kalıcı hale getirmekle suçlayan Kişi, yapılan değişiklikle Cezaevi Müdürü’ne, iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında hükümlünün “iyi hali ve çalışkanlığı” gerekçe gösterilerek cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi verildiğini hatırlattı.

Söz konusu yetkinin sıradan bir idari işlem niteliğinde olmadığını vurgulayan Kişi, düzenlemenin mahkemelerce verilen cezaların infaz süresini doğrudan değiştirdiğini, kişi özgürlüğünü etkilediğini ve mahkeme hükmü üzerinde sonuç doğuran bir kamu gücü taşıdığını ifade etti.

“Kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyen sakıncalı bir adım”

Adalet sisteminin birbirini dengeleyen kurumların işleyişi üzerine kurulu olduğunu ve belirli bir süreci gerektirdiğini dile getiren Mehmet Kale Kişi, hükümetin bu değişiklikle söz konusu dengeyi ve yasal süreçleri idari takdire bıraktığını söyledi.

Kişi, “Bu yaklaşım, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyen son derece sakıncalı bir adımdır” ifadelerini kullanarak, bu kadar geniş bir bağışlama yetkisinin yargısal denetim dışında tutulmasının hukuk sistemini zayıflattığını vurguladı.

“Mahkemenin yerine idareyi koyan anlayış kabul edilemez”

Hukuk devletinin kişilere göre değil kurallara göre yönetilmeyi gerektirdiğine işaret eden Kişi, “Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez” dedi.