Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale hakkından asla vazgeçmeyiz

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun temelinde 1963 yılında başlayan Rum saldırıları ve iki ortağın siyasi eşitliğinin hiçe sayılması olduğunu belirterek, Türkiye’nin adaya müdahale hakkından vazgeçmelerinin mümkün olmadığını vurguladı. Bakan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü vesilesiyle Anadolu Ajansı muhabirine önemli açıklamalarda bulundu. Kıbrıs konusunda…

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun temelinde 1963 yılında başlayan Rum saldırıları ve iki ortağın siyasi eşitliğinin hiçe sayılması olduğunu belirterek, Türkiye’nin adaya müdahale hakkından vazgeçmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

Bakan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü vesilesiyle Anadolu Ajansı muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.

Kıbrıs konusunda 60 yıldır yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasına değinen Ertuğruloğlu, şu ifadeleri kullandı

“Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın da belirttiği gibi, Kıbrıs sorunu bir statü sorunudur. Rum tarafı, bir Helen adasının hakimi, tek sahibi gibi görülürken, Türk tarafı azınlık statüsüne indirgenmek istenmektedir. Eşitlik olmadan masaya oturursanız, eşitlik olmadan kalkarsınız. Bu anlayışla 60 yıllık müzakere süreci başarısız olmuştur.”

Birleşmiş Milletler’in Rum yönetimine “Kıbrıs Cumhuriyeti” statüsü tanımasının sorunun asıl kaynağı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği’nin de 2004 yılında benzer bir hataya imza attığını hatırlattı.

Ertuğruloğlu, AB’nin bu konuda tarafsız bir tutum sergileyemeyeceğini belirterek, “BM bu hatayı yaptı, 2004’te AB de aynı hatayı tekrarladı. Şimdi bizden bu hatalarını yasallaştırmamızı bekliyorlar. Çok beklersiniz.” dedi.

AB’nin adada sanki bir “Türk işgali” varmış gibi hareket ettiği sürece gerçeklerden uzak kalacağını ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta iki tarafa da eşit statü verilmeden bir çözüme ulaşılamayacağını kaydetti.

KKTC’nin dış politikasının “iki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü” temelinde kararlılıkla süreceğini dile getiren Ertuğruloğlu, “Bizim devletimiz var, ana vatanımız var, askerimiz var. Kimse bizi kandırma umuduyla buraya gelmesin.” şeklinde konuştu.

“İngiltere ve Yunanistan Garantörlük Görevini Yerine Getirmedi”

Garantör ülkelerin rollerine de değinen Bakan Ertuğruloğlu, “İngiltere ve Yunanistan tarih boyunca garantörlük görevini yerine getirmemiştir. Tek garantörlük görevini yerine getiren Türkiye Cumhuriyeti’dir.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs meselesinin geçmişine işaret eden Ertuğruloğlu, “Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale hakkından vazgeçmeyiz. Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkı, Kıbrıslı Türkler için vazgeçilmezdir. Biz de bundan asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

“Kıbrıs Barış Harekatı Sorunun Başlangıcı Değil, Çözümüdür”

Kıbrıs sorununun 1963’te başladığı gerçeğini kabul etmeden, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te adaya durup dururken müdahale ettiğini savunan yaklaşımların tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını belirten Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Barış Harekatı sorunun başlangıcı değil, bir anlamda çözümüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974’teki müdahalesiyle Kıbrıs Türk halkının bir soykırımdan kurtulduğunu ve yeniden hayata tutunduğunu hatırlatan Ertuğruloğlu, 52 yıl önce Mehmetçik ve Mücahit’in omuz omuza verdiği mücadeleyle Kıbrıs’ın bir Helen adası olmasının önüne geçildiğini vurguladı.

Türk ordusunun saldırgan değil, caydırıcı bir güç olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, Türkiye’nin gücünün her alanda hissedildiğini belirtti.

Son olarak, Kıbrıs Barış Harekatı’nda canlarını feda eden şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andıklarını söyleyen Ertuğruloğlu, Türkiye var olduğu sürece Kıbrıs Türk halkının bir daha geçmişteki acı günleri yaşamayacağını sözlerine ekledi.

Haber Ekstra, Kıbrıs, Türkiye, dünya, ekonomi, spor ve günlük servisler gibi başlıkları bir araya getiren bir haber platformu izlenimi veriyor. Bu yapı, okuyucunun gündemdeki gelişmeleri takip ederken farklı ilgi alanlarına da kolayca geçmesini sağlıyor. Spor içerikleri de böyle bir ortamda doğal duruyor, çünkü haber akışının içinde hem ciddi gelişmeler hem de daha keyifli okuma konuları bulunabiliyor. Golf artık yalnızca sahada oynanan klasik bir spor olarak görülmüyor; dijital deneyimler, simülasyonlar ve çevrim içi eğlence formatları da bu alanın parçası haline geliyor. Sanal golf konusunu ele alan içerik, spor atmosferinin online dünyaya nasıl taşındığını ve bu deneyimin görsellik, hız ve oyun mantığıyla nasıl birleştiğini anlatıyor, ayrıntılar için golf1.de. Bu tür bir konu, sporu takip eden ama aynı zamanda yeni dijital eğlence biçimlerine merak duyan kişiler için ilgi çekici olabilir. Sonuçta Haber Ekstra’nın haber odaklı yapısı ile sanal golf konusu, modern spor algısı üzerinden ortak bir noktada buluşuyor. Güncel haberler, spor ve dijital eğlence aynı okuyucu alışkanlıkları içinde yer buldukça, bu tarz içerikler gündemi daha geniş bir çerçeveden okumaya yardımcı oluyor.